Sal
10
Haz
10:48

70″li yıllarda birbirlerine karşı savaÅŸan altı devrimci hareketin lideri ile altı ülkücü hareketin liderinin yaÅŸam öyküsü.

12 Eylül”ün 12 sanığı ve bugünün 12 tanığı, yaÅŸadıkları, iÅŸkenceleri ve Türkiye”nin 12 Eylüle nasıl hazırlandığını bazen güldüren ancak çoÄŸu zaman düşündüren anıları…

Sonunda iÅŸletme mezunlarının iÅŸletmecilik konusundaki bilgi birikimlerine ve analitik becerilerine sahip olmanın kolay ve garantili bir yolu var artık, hem de sadece 12 saatte. 12 Saatte İşletme Yüksek Lisansı Programı, tanınmış yönetim hocası ve danışman Milo Sobel tarafından 1986 yılında geliÅŸtirilen ve son derece baÅŸarılı olan seminerin içeriÄŸini daha da geniÅŸletiyor. Bu sunu, ABD, Kanada ve Karayipler”de düzenlenen genel katılıma açık seminerlerde ve kurumsal eÄŸitimlerde çok sayıda kiÅŸiye ulaÅŸmıştır. Kitapta, bir iÅŸletme yüksek lisans programında bulunan temel kavramlar ve yöntemler kolay anlaşılır bir ÅŸekilde, açıklayıcı örnekler eÅŸliÄŸinde ve pratikteki uygulamalar incelenerek anlatılıyor. Dahası, yüksek iÅŸletmecilerin dahi zaman kaybı olarak gördüğü, konuyla alakasız ve gereksiz detaylara kitapta yer verilmiyor. Gerçekten bilmeniz gereken konuları ise kolayca bulabiliyor ve kendi durumunuza uyarlayabiliyorsunuz. - İşletmenizin nakit akışını hızlı bir ÅŸeklide artırmak için izleyebileceÄŸiniz 9 yol - Sermaye oluÅŸturmada ya da bir yatırım için mali kaynak bulmada iÅŸinize yarayabilecek ve genelde bilinmeyen yöntemler - Zaman içerisinde geçerliliÄŸi ıspatlanmış ve dünyaca kabul edilmiÅŸ yatırım deÄŸerleme yöntemleri - İdyosinkratik Güven ve bu kavramın müşteri memnuniyeti ile karlılığa etkisi - Teknolojinin en son uygulamaları (bilgisayar, telefon ve uydu; Elektronik Veri AlışveriÅŸi; Sanal Gerçeklik ve benzeri yenilikler) - ÖrneÄŸin gelecekle ilgili tahminlerde bulunmak gibi amaçlarla kullanabileceÄŸiniz, “nitel” ya da sübjektif görüş/düşünceleri “nicel” ve güvenilir rakkamlara çevirmenize yarayacak çok sayıda basit matematiksel formül - Stratejik planlarınızı kurmada ve deÄŸerlendirmede kullanabileceÄŸiniz, adım-adım anlatılmış bir rehber yöntem 12 Saatte İşletme Yüksek Lisansı aynı zamanda eÄŸitim ve kariyer planlama konularında da rehberlik ediyor. Kariyer-DeÄŸerlendirme formu, “full-time” ya da “part-time” iÅŸletme yüksek lisansı seçme konusunda önemli öğütler bunlardan bazıları. Hatta, genelde gözden kaçırılan ancak iÅŸletme dalında yüksek lisans yapmaya alternatif teÅŸkil edebilecek baÅŸka eÄŸitimler ve bunların kariyerinize nasıl ivme kazandırabileceÄŸi de bu kitapta bulabileceÄŸiniz önemli konulardan bazıları! (Arka Kapak)

Sal
10
Haz
10:48

Türkiye”de hep birlikte yaÅŸadığımız ortam bir yasaklar cangılı oluÅŸturuyor. Mehmet Sucu, yasakları bir kitapta toplarken, aynı zamanda ülkemizin siyasal, hukuksal ve toplumsal açıdan bir kesitini de gözler önüne sermiÅŸ oluyor. Çünkü bu deÄŸerli çalışma, soyut yasakları ele alıyor; ama yasakların konulara göre somutlaÅŸan içeriÄŸinde, yaÅŸadığımız toplumu seyrediyoruz; yasakları koyanların kimlikleri teÅŸhir ediliyor, rejimin niteliÄŸi ortaya çıkıyor.

Ünlü bir özdeyiÅŸ “insan belleÄŸi unutkanlıkla sakattır” der. Demokrasiye giden yolda yürüyebilmek için geçmiÅŸi unutmamak zorundayız. Mehmet Sucu bu çalışmayla, tarihin karalama defteri olan gazetelerin kolleksiyonunda dağılan belleÄŸimizi toparlamış…

Bu kitap tarihin karalama defteri deÄŸil… Tarihin not defteri…

İşte böylesi bir ortamda, 12 Eylül rejimini uluslararası mahkemenin önüne çıkarmak önem taşıyor. Hatta bu konuda geç bile kalınmıştır… Bununla, rejimin ülke içinde ve dışında halka ve dünyaya karşı söylediÄŸi ÅŸeylerin üzerindeki yalan perdesi indirilmiÅŸ olacak; öte yandan ilerici, demokrat ve devrimci güçlerin yürüyüşüne -unutulmaz- bir katkı getirilmiÅŸ bulunacak. Server Tanilli

İrtica örgütleri arasında sayılan İlim Yayma Cemiyeti”nin kurucularından biri kimdir biliyor musunuz? BaÅŸbakan Özal!… Bugün NakÅŸibendi tarikatı kadar etkili hiçbir örgüt yoktur. Bu tarikat hakkında bir Meclis araÅŸtırması açılabilir mi? … Atatürk heykellerinin en çok dikildiÄŸi, düşüncelerinin yok edildiÄŸi dönemleri yaÅŸamıyor muyuz? (Cumhuriyet, 3 Aralık 1986, Balta ve TaÅŸ…) Tekbir sesleri ile Atatürkçülük… Said-i Nursi Hazretler”ine yapılan övgülerle Atatürkçülük… SaÄŸdan üç-beÅŸ oy alma uÄŸruna solculuk adına gerici sakalı sıvazlayan Atatürkçülük… İşte yasaklı ve kısıtlı demokrasinin ulaÅŸtığı nokta budur. Atatürk”ün kemiklerini sızlatan olgu da sanırım budur. (Cumhuriyet, 17 Eylül 1986, Din Sömürüsü…) -UÄŸur Mumcu- (Arka Kapak”tan)

İbrahim Tatlıses”in toplumsal genleri, halk tarafından sevilen, benimsenen Karagöz”dür.

Gölge oyunun bu kahramanlarıyla İbrahim Tatlıses arasında şaşırtıcı bir benzerlik vardır. Tatlıses de inşaatlarda demir işçisi olarak çalışmıştır. Şakacı ve hazırcevaptır. Ne yapacak, ne diyecek diye tüm gözler üstündedir sürekli olarak.

Ete kemiÄŸe bürünen Karagöz”dür, İbrahim Tatlıses. Olan olmuÅŸ, çıkıp gelmiÅŸtir, gölge oyunundan. Yüzyıllardır, bir aydın tiplemesi olan Hacivat”ın karşısındaki Karagöz”ün vurdumduymazlığı ve ÅŸakacılığında kendini bulan bir toplum, İbrahim Tatlıses”in sahiplenecektir elbette.

Ne gariptir ki, sanki Åžeyh Küşteri”nin ayağından çıkardığı çarıklara bir gönderme gibi, İbrahim Tatlıses”i ortaya çıkaran ilk ÅŸarkı “Ayağında Kundura” adını taşımaktadır.

Sal
10
Haz
10:48

12 Eylül”le tarihin hesaplaÅŸması sürüyor…

ErtuÄŸrul MavioÄŸlu”nun kamuoyunda büyük ilgi gören “Asılmayıp Beslenenler ” kitabından sonra ÅŸimdi de size Gazeteci-Yazar Adnan Gerger”in “12 Eylül Sürgünleri” kitabını sunuyoruz.

İki yılı aÅŸkın bir uÄŸraÅŸtan sonra hazırlanan bu kitapta,12 Eylül” ün bir baÅŸka “karanlık” yüzünü, bir baÅŸka boyutunu ilk kez göreceksiniz.12 Eylül 1980 Askeri Harekatı” nda ve sonrasında “kendilerinden olmayan “binlerce aydın, sanatçı, genç, öğrenci, işçi, köylü, esnaf, kamu görevlisi iÅŸkencelerden geçirildi. İdamlar oldu, yargılanmalar en ağır cezaevi koÅŸullarında süredurdu.

Yetmedi…

Cezaevlerine gönderilemeyenlerse aileleriyle birlikte oradan oraya sürgüne gönderildiler. Bu insanlar için bu ülke adeta açık bir cezaevine dönüştürüldü.

Daha sonra “geleneksel bir tavır! ” olarak benimsenen sürgünlerin, baskıların, kıyımların ardı arkası kesilmedi.

Elbette, öncelikli hedef aydınlardı…

İşte bu kitap; TRT” de görev yapan prodüktör, yazar, oyuncu, müzisyen, senarist, programcı, kameraman, muhabir ve spikerin 12 Eylül döneminde akıllara durgunluk veren sürgünlerini anlatıyor.

Bu insanlar sürgüne gönderilirken aslında o ülkenin ve o ülkede yaşayan insanların tümünün benliklerinin, kimliklerinin, duygularının, sevdalarının, düşlerinin, beklentilerinin, düşüncelerinin ve yarınlarının nasıl da cezalandırıldığını, sürgüne gönderildiğini irdeliyor.

Bir dönemin kendini ele verişini, hala yansımasını sürdüren aynada oynaşan ve silinmeyen başka kanıtlarını ilk kez sunuyor.

Bu kitabı okurken 12 Eylül dönemi” ne daha çok ÅŸaşıracak, gülecek ve üzüleceksiniz… Ama önce sorgulayacaksınız…

Sal
10
Haz
10:48

12 Eylül, bir metamorfozun adıdır. Eğitimden hukuka, herşeyin tümüyle değiştiği bu dönemden sonra artık hangi taşı kaldırsanız altında 12 Eylül var. Bugün yaşadıklarımız, öncesiz sonrasız, hep var olan şeyler değil.12 Eylül ile birlikte topluma zorla giydirilen bir deli gömleği.

Bu yapının oturabilmesi için hukuk da amansızca kullanıldı. Ancak, hukuktan önce adalet kavramı var. Adalet, bir ideal durumun, özlemin adı. Hukuksa, adalete ulaÅŸmanın yollarından sadece biri. Hukuku kullanarak, adaletsizlik de yaratabilirsiniz. Parlamentodan çıkan metin, hukuktur ama mutlaka adalet deÄŸildir. İşte 1982 Anayasası, iÅŸte 141-142 ve benzerleri…

Bu kitabın adı, bu nedenle 12 Eylül Adaleti. Çünkü okuyunca, hukuk diye değil, adalet diye sızlayacak vicdanınız.

(Arka Kapak)