“Sollamalar-2″ solun hafızalarda taşınan kaydı tutulmayan tarihinden bir kesiti kayıt altına alma çabasının ikinci ürünü. İlk kitap yaklaşık iki yıl önce “sollamalar” adıyla yayınlanmış, solcuların başından geçmiÅŸ daha çok komik ve traji-komik diye nitelendirilebilecek gerçek olayları içeriyordu. Türkiye siyasal tarihin en örselenmiÅŸ, en fazla acıya, baskıya maruz kalmış kesimi solcular olduÄŸu konusunda çoÄŸunluk hemfikir. Bu yüzden solun tarihine ve sola dair bir ÅŸey anlatmaya baÅŸladığımızda ilk akla gelenler acı, keder, gözyaşı dolu motiflerin daha baskın olduÄŸu olaylar oluyor. Bir bakıma bu doÄŸal. Oysa nasıl ki hayatın kendisi sadece acıdan ibaret deÄŸilse solcuların hayatları da bütün örselenmiÅŸliÄŸine raÄŸmen sadece acı yüklü olaylarla sınırlı deÄŸil. Bizi bazen kahkahalara boÄŸan bazen gülümseten en zor ÅŸartlar altında gücümüze güç katan hayatla olan bağımızı kuvvetlendiren nice yaÅŸadıklarımız var. Acının gölgesinde kaldığı için umursanmayan, önemsenmeyen bu yaÅŸanmışlıklar, anılar umursanmamayı, önemsenmemeyi hak etmiyor. Çünkü bu tip yaÅŸam hikayeleriyle solun resminin donuk bakışlı, çatık kaÅŸlı, soÄŸuk nevaleler olarak çizilemeyeceÄŸini; solun bir baÅŸka yüzünün, gülen bir yüzünün de olduÄŸu ortaya çıkıyor. İçinde bulunduÄŸumuz uÄŸrakta solun bu yönünü daha fazla öne çıkarmak, toplumun çoÄŸunluÄŸunun algısında sola dair yerleÅŸik imgeleri deÄŸiÅŸtirmek için gerekli. Bu kitapta da birinci kitapta olduÄŸu gibi solun, solcuların çok bilinmeyen yüzünü becerebildiÄŸim kadarıyla gözler önüne sermeye çalıştım.
(Tanıtım Yazısından)