Archive for Åžubat, 2008

Sanat Tarihi

Cuma, Åžubat 29th, 2008

Sanat Tarihi
Sanat Tarihi, Germain Bazin,Üzra Nural,Selahattin Hilav

Germain Bazin
SOSYAL YAYINLARI

Fransızların ünlü sanat tarihçisi Germain Mazin’in okurlarımıza sunduÄŸumuz bu eserinin temel bir özelliÄŸi, sanat ürünlerini ve olaylarını, zaman içindeki art arda geliÅŸleri içinde ele alıp sergilemekle kalmayıp, onları, kaynakları olan uygarlıklarla, dünya görüşleriyle ve tarihsel-toplumsal gerçeklerle iliÅŸkisi içinde ele alıp yorumlamasıdır. Birbirinden uzak ve farklı zaman ve mekân koÅŸullarına raÄŸmen sanat formlarının benzerlikler gösterdiÄŸinin ve bu formlar ile insan düşüncesinin evrimi arasında bir tekabülün bulunduÄŸunun vurgulanması da, bu eserin dikkate deÄŸer bir baÅŸka özelliÄŸidir…..
(Sosyal Yayınlar’ın Notu’ndan)SİTE:www.kitapyurdu.com
Satışa çıkınca haberim olsun
SATIŞ YOK(TÜKENMİŞ)
Çeviren: Üzra Nural/ Selahattin Hilav
Yayın Yılı: 1998
1. Hm. Kağıt
596 sayfa
16×23,5 cm
Karton Kapak
Dili: Türkçe
resim

Dünya Tiyatrosu Tarihi 2 (Yüzyıldan Günümüze Kadar)

Cuma, Åžubat 29th, 2008

Dünya Tiyatrosu Tarihi 2 (Yüzyıldan Günümüze Kadar)
Dünya Tiyatrosu Tarihi 2 (Yüzyıldan Günümüze Kadar), Özdemir Nutku

Özdemir Nutku
REMZİ KİTABEVİ

En Sevdikleri 50 Koleksiyoncunun Seçtikleriyle Türk Resim Sanatı

Cuma, Åžubat 29th, 2008

En Sevdikleri 50 Koleksiyoncunun Seçtikleriyle Türk Resim Sanatı
En Sevdikleri 50 Koleksiyoncunun Seçtikleriyle Türk Resim Sanatı, Virginia Taylor Saçlıoğlu,Robert Bragner

YAPI KREDİ YAYINLARI

Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık A.Åž. tarafından, 15 Aralık 2000 - 26 Ocak 2001 tarihleri arasında Yapı Kredi Kâzım TaÅŸkent Sanat Galerisi’nde açılan “Ên Sevdikleri” 50 Koleksiyoncunun seçtikleriyle Türk Resim Sanatı sergisi dolayısıyla, Yapı ve Kredi Bankası A.Åž. için hazırlanmıştır.

Yirminci Yüzyıl: Sanat Kitapları

Cuma, Åžubat 29th, 2008

Yirminci Yüzyıl: Sanat Kitapları
Yirminci Yüzyıl: Sanat Kitapları, Önder Şenyapılı

Önder Şenyapılı
BOYUT YAYIN GRUBU

Yirminci Yüzyılda, resmin geleneksel kuralları altüst olmuÅŸtur. Sanatçıların çoÄŸunluÄŸu, artık, bilineni, görüleni geleneksel kurallara baÄŸlı olarak anlatmak yerine, bilinmeyeni, görülmeyeni ve de kendini, (duygularını, coÅŸkularını, sezgilerini, içinden geldiÄŸi gibi) kendi kurallarını kendi koyarak iÅŸlemeye / iletmeye baÅŸlamışlardır. Böylece, sanatta geçmiÅŸ dönemlerin hiçbirinde rastlanmayan bir ‘zenginlik’ ortaya çıkmış, çok çeÅŸitli sanat akımları bu yüzyılda belirmiÅŸtir. Her akımın alt-akımları yaÅŸama geçmiÅŸtir.

Modern Öncesi

Cuma, Åžubat 29th, 2008

Modern Öncesi
Modern Öncesi, Önder Şenyapılı

Önder Şenyapılı
BOYUT YAYIN GRUBU

Ressamların 19. yüzyılın ilk yarısındaki duygu yüklü Romantik resimler yapmaktan vazgeçip, gerçek yaÅŸamdan kesitler betimlemeye giriÅŸmelerinin bir nedeni de teknolojik geliÅŸimin biçimlendirdiÄŸi yeni ortamdır. Bu arada fotoÄŸraf yaÅŸama katılır. Ressamlar iÅŸlevlerini yeniden gözden geçirmek gereÄŸini duyarlar. Yeni anlatı (ifade) arayışları ve resme (daha doÄŸrusu, ressama) yeni bir iÅŸlev kazandırmak çabaları meyvesini verir. Akımlar birbirini izlemeye baÅŸlar. Önce izlenimcilik devrimi gerçekleÅŸir. Ardından Yeni İzlenimciler ve Ardıl İzlenimciler…

Rönesansın Serüveni

Cuma, Åžubat 29th, 2008

Rönesansın Serüveni
Rönesansın Serüveni, Nurettin Pirim

Nurettin Pirim
YAPI KREDİ YAYINLARI

Rönesansın İtalya’da doğup geliştiğini bilmeyen yoktur.
Her ÅŸeyden önce “Rönesans” kavramının etrafındaki sise ışık tutmakta yarar var. Ancak bir sonraki adımda dönemin tanımı yapılabilir ve Avrupa kültürünün bütünlüğü içindeki yeri üzerinde düşünülebilir. Rönesans çağı üzerine ÅŸayisiz araÅŸtırma, ÅŸayisiz alan çalışması yapılmıştır. Rönesansın geliÅŸimi ve modern çaÄŸa kadar uç vermiÅŸ yanları kadar öncesi, kısacası hazırlandığı zemin de canalacı önem taşır. Rönesans’ı, onun üzerinde kafa yormuÅŸ insanların düşünce ve yorumlarından soyarak, soyutlayarak deÄŸerlendirmek olanaksız olmasa bile güçtür.
Rönesansın evrensel kategorisinin arkasında, bu sürecin öncülerini, öncüllüğünü görmemek elde değildir. Doğa ve toplum karşısındaki ilk köklü silkiniş olmasa bile, Rönesansın ve çekirdeğinden çeperine yayılan hareketlerin özünde, tümelliğinde kavranmak ve belki de dönüştürülmek istenmiş bir dünyaya dimdik bakış okumak gerekir.
Descartes da, Ansiklopedi de, Fourier ve çocukları da buradan gelmiştir. Bu derlemede, Rönesans fikri ve sanatının karakteristiğini açıklayan, yansımalarını değerlendiren önemli makaleler okuyacaksınız.

Rönesansın Serüveni

Cuma, Åžubat 29th, 2008

Rönesansın Serüveni
Rönesansın Serüveni, Nurettin Pirim

Nurettin Pirim
YAPI KREDİ YAYINLARI

Rönesansın İtalya’da doğup geliştiğini bilmeyen yoktur.
Her ÅŸeyden önce “Rönesans” kavramının etrafındaki sise ışık tutmakta yarar var. Ancak bir sonraki adımda dönemin tanımı yapılabilir ve Avrupa kültürünün bütünlüğü içindeki yeri üzerinde düşünülebilir. Rönesans çağı üzerine ÅŸayisiz araÅŸtırma, ÅŸayisiz alan çalışması yapılmıştır. Rönesansın geliÅŸimi ve modern çaÄŸa kadar uç vermiÅŸ yanları kadar öncesi, kısacası hazırlandığı zemin de canalacı önem taşır. Rönesans’ı, onun üzerinde kafa yormuÅŸ insanların düşünce ve yorumlarından soyarak, soyutlayarak deÄŸerlendirmek olanaksız olmasa bile güçtür.
Rönesansın evrensel kategorisinin arkasında, bu sürecin öncülerini, öncüllüğünü görmemek elde değildir. Doğa ve toplum karşısındaki ilk köklü silkiniş olmasa bile, Rönesansın ve çekirdeğinden çeperine yayılan hareketlerin özünde, tümelliğinde kavranmak ve belki de dönüştürülmek istenmiş bir dünyaya dimdik bakış okumak gerekir.
Descartes da, Ansiklopedi de, Fourier ve çocukları da buradan gelmiştir. Bu derlemede, Rönesans fikri ve sanatının karakteristiğini açıklayan, yansımalarını değerlendiren önemli makaleler okuyacaksınız

İslam Sanatı ve Mimarlığı

Cuma, Åžubat 29th, 2008

İslam Sanatı ve Mimarlığı
İslam Sanatı ve Mimarlığı, Robert Hillenbrand,Çiğdem Kafescioğlu

Robert Hillenbrand
HOMER YAYINLARI

İslam sanatı ve mimarlığının dünyadaki önemli uzmanlarından Prof. Dr. Robert Hillenbrand, bin yıllık bir tarihi ve Atlantik’ten Hindistan ve Çin sınırlarına uzanan bir alanı ele alarak, İslam uygarlığına ait sanatların yeni bir sentezini oluÅŸturdu. Hillenbrand, mimarlık, hat sanatı, kitap süsleme, resim, seramik, cam, dokuma ve metal işçiliÄŸini kapsayan çok geniÅŸ bir yelpazedeki sanat biçimlerinin geliÅŸimini, Hz. Muhammed’in ölümünden Osmanlı İmparatorluÄŸu’na dek izliyor. Haritalar ve sözlük bölümüyle tamamlanan bu kitap, okuru büyük iÅŸler baÅŸarmış bir uygarlığın sanatlarına ulaÅŸtıran bir rehber niteliÄŸindedir.

İslam Sanatı Dil ve Anlam

Cuma, Åžubat 29th, 2008

İslam Sanatı Dil ve Anlam
İslam Sanatı Dil ve Anlam, Titus Burckhardt,Dr. Turan Koç

Titus Burckhardt
KLASİK

İslam sanatının hikmetle zanaatın evliliğinden doğduğunu söyler. Bu yüzden, bu sanatın derinlemesine bir açıklamasını yapabilmek için iki konuda da içten ve derin bir vukuf sahibi olmak gerekir.

Burckhard, İslam sanatını çok sayıda başka sanat tarihçisinin bizi inandırdığı gibi, kazara birbirine karışmış tarihsel eklentiler olarak değil, İslami vahyin ilkeleri ve formunun bir türevi olarak takdim etmektedir.

Mebde ile ve formlar dünyasında Kâbe ile işe başlar ve İslam sanatının temel özellikleri vasıtasıyla okuru bu sanatın âyin ve ibadetle göçebe ve yerleşik halk arasındaki kutuplaşmayla, İslam sanat ve mimarisinin muazzam terkibiyle ve nihayet İslam sanatının farklı bütün yönlerinin Şeriat’ın emrettiği ve tasavvuftaki mânevi ışığın varlığıyla aydınlanmış hayatın ritmine bağlı olarak doğal âhenkleri içinde görüldüğü yerler olan İslam şehri ile ilişkisine götürür.

Bauhaus ve Sonrası

Cuma, Åžubat 29th, 2008

Bauhaus ve Sonrası
Bauhaus ve Sonrası, Tom Wolfe,Feyyaz Erpi

Tom Wolfe
KEŞİF YAYINCILIK

Avrupalı sanatçı! Göz kamaÅŸtırıcı bir kiÅŸilik! Andre Breton, Louis Aragon, Jean Cocteau, Tristan Tzara, Picasso, Matisse, Arnold Shoenberg, Paul Valery… Bu yaratıklar Gustav Miklos’un tunçtan ve altından parıldayan figürleri gibi savaÅŸ sonrası Avrupasının tüten enkazı üzerinde yükseliyorlardı. Bu enkaz, Avrupa uygarlığı kalıntıları görüntüsünün vazgeçilmez bir parçasıydı. Sararmış kemik yığınları Breton ya da Picasso gibi avangardistleri böylesine bir parıltıyla öne çıkaran bir arka-plan oluÅŸturuyordu.